29 Kasım 2011 Salı

Saten Çiçeklerden Hazırlanmış Broşlar

Son bir aydır hummalı şekilde saten çiçeklerden çalışıyorum. Dün havayı güzel görünce birkaçını fotoğrafladım.  Arada güneş batıp çıktıkça fotoğrafların tonları değişti durdu. Sinir oldum. Sonra fotoğraf makinemin pili bitince fotoğraf çekimi tabiki sona erdi. Rahatladık çok şükür :)



Zor iş fotoğraf çekmek. Bir kere hava güneşli olmalı, yetmez. Sabah 10.30'da gün ışığının açısı çok şahaneymiş, o vakti kollamak lazım. Bu yüzden 10.30 sularında çekim yapılmalı, yetmez. Fotoğraf makinenizin pilleri dolu olmalı, yetmez. Kırk bin çeşit açıdan fotoğraf çekimi yapmak lazım, yetmez. Çok büyük sabra gerek var. Bir de çekim yaptığınız ortama toz konmaması lazım. Makro çekimlerde bütün tozlar, kirler, maytlar objektife takılıyor :) 



Bu ürünlerim Emeksensin'deki yeni dükkanımda satışta.







24 Kasım 2011 Perşembe

15 Ekim 2011 Cumartesi

Son Dakika Görseli


Havalar soğudu, evden çıkamıyorum, parmağım yaralı, keçelerle uğraşamıyorum, ör babam ör :) 6 yıldır dolap bekleyen örgü iplerimi çıkardım ortaya, kendime hırka örmeye başladım. Eşim hemen kıskandı tabi, bir süeter, bir hırka, bir atkı siparişi verdi. Bakalım onları ne zaman örerim.  

Bir iki hafta önce televizyonda bir astrolog, aslan burcu insanlarının enerjilerini güneşten aldığını, bu yüzden yazın çok hareketli, kışın ise keyifsiz olduklarını anlattı. Ben de böylelikle kışın kasvetli havalarda neden depresif olduğumu anlamış bulunmaktayım. Benim kabahatim yok, hepsi güneşin suçu :)

Bu karanlık havalarda modumu düşürmeyip, kendimi avutabilmenin yolu, bu üçlüden geçiyor benim için. Çay, örgü, bilgisayar... 

13 Ekim 2011 Perşembe

Önizleme - Adı Yok


Sakine'nin peşinden bu civcivin de kesimini yapmıştım. Ama hala taslak haliyle bekliyor. Başka başka işler yapmaktan istikrarlı bir şekilde çalışamıyorum. Masam bitmemiş tonlarca işle dolu. Bunlar yetmiyormuş gibi, dün akşam salata yaparken işaret parmağımın tepesinden eccük uçurdum. Pek bi acıyor. Elişlerim iyice sekteye uğrar artık. Ben de sanatsal faaliyetlerime ara vermişken, bir süeter örüverdim. İşaret parmağım havada, kibarcık kibarcık ördüm gitti :))

Bu fukara da böyle mel mel bakıyor. Bakalım ne zaman hayat bulur. Ondan kelli adı yok. 

10 Ekim 2011 Pazartesi

Mandala Kolye - 3


Üçüncü ve son mandala kolye ile serimizi bitirmiş olduk, umarım beğenmişsinizdir.


9 Ekim 2011 Pazar

Mandala Kolye - 2


Gümüş rengi iple işlemelerini yaptım ama fotoğrafta belli olmamış. Başka da diyecek sözüm yok gayrı.


8 Ekim 2011 Cumartesi

Mandala Kolye -1


Bu aralar eltimle tempolu bir şekilde çalıştık. Yeni dönemde kolye çeşitlemeleriyle kreasyon hazırladık. Umarım beğenilir. 

7 Ekim 2011 Cuma

Keçe Duvar Dekoru


Uzun zamandır siyah düz renk yapışkanlı folyo alıp, duvar dekorları oluşturmak istiyordum. Ama bir türlü düz renk folyo bulamayınca aklıma keçelerle çalışma yapmak geldi. Oturma odamın rengi kahve-krem tonlarında olduğu için, odamın duvarlarını kahverengi keçe süsledi.


Yerdeki halı da ilham verince nasıl bir şekil çalışmam gerektiği çıktı ortaya. Yoksa bana kalsa çiçek böcek şekilli bir duvar oluşabilirdi :)


12 Eylül 2011 Pazartesi

Keçe Civciv - Sakine :))


Beni tanıyanlar bilirler, etrafımdaki kız çocuklarına genelde Sakine diye seslenirim. Malumumuz kız çocukları genelde pek bi cırtlak, pek bi sulugöz olurlar. Sesleri fazlaca ve gür çıkar. Bu durumda Allah'tan niyaz niyetiyle Sakine diye seslenirim onlara, onların sükuneti, benim de akıl sağlığım için :)) Bu civcivde henüz doğmamış bir kız çocuğu için hazırlandı. Doğmamış bir kız çocuğuna Sakine diye seslenemeyecek olduğum için, ona hediye edeceğim evcil hayvanına bu ismi koydum. Adıyla yaşasın :))

Kafasında  3 tel saçı, bir de fiyongası var, pek bir şirin, ben çok sevdim. 


Yaramaz Sakine'nin burada içine oturarak poz verdiği fotoğraftaki obje, Nebahat ablamın bana getirdiği ev hediyesiydi. Çok şık birşey. Onu da görmenizi istedim.


Ve yine açık hava pozları, şöyle sere serpe...


5 Eylül 2011 Pazartesi

Yusufçuk...

17 Temmuzda Ağva'ya gitmiş, dere kenarında piknik yapmıştık, doyamadık, bayramın 3. günü tekrar gittik. Dönüşte Ağva'nın merkezinde gezinti yapıp, gün batımında denizi seyrettik. Tek kelimeyle mükemmeldi.

(Bu kare 17 temmuzdan, biz piknik yaparken etrafımızda sayısız yusufçuk uçuşuyordu ve kesinlikle poz vermeyi sevmiyorlardı. Zar zor bu pozu yakaladım. )