13 Eylül 2012 Perşembe

Sizzix Bigshot / İlk Denemeler

Mayıs ayında bir adet sizzix bigshot edinmiştim, araya giren bir dolu iş yüzünden onu sizinle tanıştıramamıştım bir türlü. İşte benim bebeğim:


Makineye ait elimde sadece 4 kalıp var. Onlarla da çok randımanlı çalışmak nasip olmadı şimdiye kadar.


Fotoğrafta gerçek renkleri çıkmamış çiçeklerin. Aşağıdaki tek çekimdeki renk gerçeğe çok yakın. Mavi olanlar, parlament mavisi, fuşya gibi olanlar ise bildiğiniz bordo renk.


İlgilenenler mail atabilirler. fuska84@gmail.com

10 Eylül 2012 Pazartesi

dün dünle birlikte gitti cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım...

Aylardır bilgisayar başına oturup, siteye tek bir harf yazamadan kalkıyordum bilgisayar başından. Ne yazsam, cümleye nereden başlasam diye düşünürken, sıkılıp vazgeçiyordum yazmaktan. 4 ay üzerine bugün şeytanın bacağını kırıyorum, hadi hayırlısı...

Öyle bir giriş yaptım ki, ne yazacağım diye ben bile merak ediyorum şu an:))

Aslında yaşanan bir sürü ama bloğa yazmaya değecek çok az şey oldu, yaz boyunca. İçlerinden unutmak istemediğim bazı anları not edeceğim. Bugünkü postun amacı bu.

İlk görüntüler Emirgan'dan. Biz her sene baharda bir Emirgan turu yapıp, kuğuları seyredip, sincapları kovalamazsak olmaz:)) 


Ramazanın yaza gelmesiyle dilimiz bir karış dışarıda oruç tuttuk, Rabbim kabul etsin. Sıcakların etkisiyle değişik bir aktivite yapmaya enerji  bulamadık açıkçası. Ama Ramazan bayramında hiç aklıma gelmeyecek bir şey yaptık. Alanya'ya tatile gittik. 3 günlük yorucu ama çok keyifli bir tatil yaptık.

Kaldığımız oteldeki şu havuzda gözüm kaldı. Biz terastaki bayanlar havuzuna gidiğimiz için, bu havuzun keyfini çıkarmak beylere kaldı.


Patlayana kadar yemek yedik.Restoran katındaki insan-cavanar karışımı kabak çok hoştu.


Sizin için tabağımdakilerin fotoğrafını çektiğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. O harf önemli...


Otelin karşısında böyle bir manzara vardı. Ömrüm boyunca böyle bir evde oturma ihtimalim olmadığı halde, gelecekte oturmaya karar verdiğim ev bu. Ne büyük bir çelişkinin içindeyim Ya Rabbim!


Yolda izde fotoğraf çekeyim dedim, yer gök Toroslardı sanki. Bi güzel poz yok fotoğraf makinemde. Ama bulutlar öyle bir poz verdi ki, ben çok şaşırdım.


Sizce de Türkiye haritasına benzemiyor mu?

Aslında başka fotoğraflarımda vardı ama bilgisayarı talan ettim, bulamıyorum. Gerçi çok da değişik birşey yok. Koca yaz adam gibi yaptığım faaliyet bunlar var. Gerisi iş güç ve her gün binmekten bana böğ gelen metrobüs yolculukları.

Bu post gelecek güzel postların yeni bir başlangıcı olur inşaallah. Yoksa ben blog yenilemedikçe derdi beni öldürecek.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

2 Günlük Armutlu Kaçamağı


Annem ve kuzenlerimle birlikte cuma akşamından Armutlu'ya kaçtık. 2 günlük tatilimizi değerlendirdik. Sözde dinlenmeye gittik. Oradan oraya koştur, havuza git, odaya gel, yemek yap, yemek ye, markete git, yürüyüş yap, sahil boyu yürüyüş yap, paçalarını ıslat, üzerini değiş, tekrar havuza  git....


 İki gün boyunca bu tempoda olunca dinlenemedik, daha fazla yorulduk. Ama çok eğlenceli geçti. Özellikle havuz keyfimiz. Bir kazaya mahal vermemek için, ilk defa havuza giren annemi hep yakınımda tutmaya çalışıyordum. Sonra ufak yüzme denemeleri yaparken, bir bakıyordum ki annem ortalarda yok. Kuzenlerime ne zaman annemi sorsam, kaydıraktan belinde simidiyle  kayıp, havuzun içine cumburlop atlarken görüyordum. 


Tabi bu tatili yaparken ve bunca faaliyetin içindeyken hafif hafif öksürmelerim bana eşlik ediyordu. Zira bir önceki hafta işten eve gelirken 25 dakika yağmur altında yürümek zorunda kalıp, sırılsıklam olmuş, bir de eve gelince 15 dakika tıkanmış balkonumun güzide menfezleriyle uğraşırken, şifayı bir miktar kapmıştım. 

Pazar akşamı evime dönüp de yatağa yatınca, öksürük kriziyle 1.5 saat cebelleşip, sonunda dayanamayıp hastane yoluna düştük eşimle beraber. Ben doktor bana bir öksürük şurubu yazıp yollar beni sanıyordum. Ama kan tahlilinde ve doktor muayenesi sonucunda; ilerlemeye başlamış bir bronşit, mevsimi gelmiş bir allerjik bünye ve kanında astronomik rakamlarla ifade edebileceğim bir iltihap durumu olan bir yaratılmışa döndüğümü öğrendim. Hava ve serum verildi, 2 saatin sonunda eve döndük.

Bronşit ve allerjik bünye sahibi olmak değilde, vücudumdaki iltihap değerine çok şaşırdım. Normalde sabahları ellerim ve ayaklarım şişmiş olarak kalkıyorum. Ben gün içinde fazla yol yürüyüp, yorulmaya bağlıyordum. Bir de annemin de elleri ayakları çabuk şişer, ona çektiğimi düşünüyordum. Oysaki sebebi iltihapmış. Sabahları elleri ayakları şişmiş olarak uyananlar dikkat etsin lütfen, bu normal bir durum değil. ,

Şimdilik bu kadar. Biraz dinleneyim. 

19 Mayıs 2012 Cumartesi

Pullu Keçe Çiçekler


Geçen  yılki hummalı keçe çalışmalarımızdan bu fotoğraflar. Bunlardan kaç tane yaptık hiç bilmiyorum.


Broş mu yapmadık, karşılıklı koyup taçlar mı hazırlamadık, kemerler mi süslemedik. Neler neler...


Şimdi de runner yapmayı planlıyorum bunlarla ama bakalım ne zaman yapabilirim.







17 Mayıs 2012 Perşembe

Fuska Buğday Çimlendirmeye Kalkarsa...

Çok besleyici olduğunu bildiğim buğday çimlendirme işlemini uzun zamandır yapmak istiyordum ama bir türlü cesaret edemiyordum. 

Devletşah bloğunda  buğday çimlendirmenin nasıl yapıldığını detaylı bir şekilde anlatmış. Ben de aynen uyguladığım. 2 gün sonra eşim, "bunları güneşe koyman lazım deyince", ben de buğdayların olduğu kabı balkon kapısının  önüne koydum. Ertesi gün durum buydu. 


Bir yanım "senin neyine buğday çimlendirmek" diyor, bir yanım "tekrar dene ne kaybedersin" diyor. Karmaşık duygular içindeyim:))

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Hayatın Karmaşasına 2 Güncük Mola...



Geçen haftasonu abimin yazlığına gittik. Bu kısacık tatil bana o kadar iyi geldiki anlatamam. 2 gün bile olsa beylik beyliktir kardeşim, ben bunu bilir bunu söylerim. 


Denizin yakınlarına giden fuska ne yapar. Havanın soğukluğundan mütevellit  denize  giremiyorsa, paçaları sıvar çıpıl ayak sahil boyu yürür. Deniz kabukları toplar. Bol bol fotoğraf çeker. Doğa harikalarına hayran kalır.

Buna biz çocukken "şeytan minaresi" derdik, sizler de öyle mi dersiniz bilmem. İçinde kıskaçının biri gözüken bir yaratık saklıyor.


Ve çiçekler...



Ve tabi böcükler...



Bu fotoğraflar insanı 5 kilo fazla 25 cm uzun gösteriyor:))


Ayakları da 5 numara büyük :))



15 Mayıs 2012 Salı

Hediyelerin Adresi Belli Oldu...


Fuskanın atölyesi 2. yıl hediyesi etkinliğimiz sonuçlandı. Hediyeler için katılım, geleneksel şekilde çekiliş yapabileceğim kadar kişiyle sınırlı kaldığı için, tek tek kağıtlara isimleri yazıp,  kura çekme işlemini de bizzat ben yaptım. Çok da iyi oldu.  Zira elektronik ortamda çekiliş yapmak bana bu keyfi vermeyecekti. 
   

Talihlimiz "Sed".
İyi günlerde kullan Sed :))

Sed'e not: Adres bilgilerini mail adresime bekliyorum.