12 Eylül 2011 Pazartesi

Keçe Civciv - Sakine :))


Beni tanıyanlar bilirler, etrafımdaki kız çocuklarına genelde Sakine diye seslenirim. Malumumuz kız çocukları genelde pek bi cırtlak, pek bi sulugöz olurlar. Sesleri fazlaca ve gür çıkar. Bu durumda Allah'tan niyaz niyetiyle Sakine diye seslenirim onlara, onların sükuneti, benim de akıl sağlığım için :)) Bu civcivde henüz doğmamış bir kız çocuğu için hazırlandı. Doğmamış bir kız çocuğuna Sakine diye seslenemeyecek olduğum için, ona hediye edeceğim evcil hayvanına bu ismi koydum. Adıyla yaşasın :))

Kafasında  3 tel saçı, bir de fiyongası var, pek bir şirin, ben çok sevdim. 


Yaramaz Sakine'nin burada içine oturarak poz verdiği fotoğraftaki obje, Nebahat ablamın bana getirdiği ev hediyesiydi. Çok şık birşey. Onu da görmenizi istedim.


Ve yine açık hava pozları, şöyle sere serpe...


5 Eylül 2011 Pazartesi

Yusufçuk...

17 Temmuzda Ağva'ya gitmiş, dere kenarında piknik yapmıştık, doyamadık, bayramın 3. günü tekrar gittik. Dönüşte Ağva'nın merkezinde gezinti yapıp, gün batımında denizi seyrettik. Tek kelimeyle mükemmeldi.

(Bu kare 17 temmuzdan, biz piknik yaparken etrafımızda sayısız yusufçuk uçuşuyordu ve kesinlikle poz vermeyi sevmiyorlardı. Zar zor bu pozu yakaladım. )


4 Eylül 2011 Pazar

Keçe Baykuş Hamdi


Bizim evin terasında rastladım bu baykuşa...


Sere serpe uzanmış, güneşleniyor, güneşin tadını çıkartıyordu.


Gel dedim bir şey yapmayacağım, sadece fotoğraflarını çekeceğim.
Geldi, bana poz verdi.


Benim hiç evcil hayvanım olmadı, benim evcil hayvanım olur musun dedim.


Oluuur dedi, eve aldım, şimdi bizimle  yaşıyor :)))


Oyuncak yapma merakımı siteyi takip edenler bilir. ABC balıkları, çiçek oyuncak, kumaş balık seyhan linklerinden çalışmalarımı görebilirsiniz. Kumaşla çalışmak oldukça meşakkatli ama malzeme keçe olunca işler biraz daha kolaylaşıyor.

Elimde aksesuar yapımında kullanamadığım, sert keçeler vardı. Oyuncak yapmaya karar verince aklıma ilk olarak baykuş  yapmak geldi. Zaten herkes o kadar çok kullandı ki baykuşu, kendimi zor tutuyordum, şimdi bıraktım.

Adı neden Hamdi diyorsanız, ben de bilmiyorum. Yaptığım her oyuncağın bir adı var. Eee isim bulmak da kolay bir iş değil hani. O yüzden lk aklıma geleni koydum gitti :)


Modeli yabancı sitelerdeki gezintilerim sırasında bilgisayarıma kaydettiğim fotoğraflardan faydalanarak, kalıbı ise her zamanki gibi evdeki mutfak gereçlerinden faydalanarak oluşturdum. Baykuşun çeşitli varyasyonları olacak. Keçeden başka hayvanatlar da. Ama en çok canavar yapmak istiyorum. Şöyle fiyakalı bir canavar tasarlamam lazım. Şimdilik bu kadar.

Unutmadan baykuşun arkasındaki Kapadokya kankam Meryem'in hediyesiydi. Sene bilmem kaç :) Yaşlandık ya offf. Asıl şimdilik bu kadar.

3 Eylül 2011 Cumartesi

Saten Çiçekler / Yoyo / Fuxico


Yazın sıcağında keçeleri elime alamadığım zamanlarda yapıp yapıp kenara koyduğum saten çiçekler, kutunun içinde bekleşmekteler. Proje hali yakında burada ;)

2 Eylül 2011 Cuma

Düğmeler...


Annemden çarptığım ganimetler :)) Bir çok projemde bana o kadar lazım oluyorlar ki... Onlar olmasaydı bir çok şey eksik kalırdı. Ne demek istediğim yakında burada...

30 Ağustos 2011 Salı

İyi Bayramlar...


Yaşadıklarınızı sitenizde yazmanıza, yaşlandığınızda da torunlarınıza anlatmanıza değecek kadar güzel bir bayram geçirmenizi dilerim. 
Sevgiler Fuska

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Kemerburgaz Gezintisi - Dalında Domatesler


Bugün Kemerburgaz tarafına gezintiye çıktık. Dalından taze  kopmuş sebzelerden satın aldık, mis gibi orman  havasını içimize  çektik, ruhumuzu dinlendirdik, çöplüğümüze geri geldik :))


 Dalında mis kokan bu domatesleri fotoğraflamasaydım aklım kalırdı.


27 Ağustos 2011 Cumartesi

Kadir Gecesi Tatlıları - Fırın Sütlaç / Damla Çikolatalı Kek

Öncelikle Kadir Gecemiz mübarek olsun. İnşaallah layıkıyla geçirebilmişizdir. 


Dün akşam kandil olduğu için tatlı yapma fikri vardı bende. Hiç yapmadığım fırın sütlacı denemeye karar verdim ki eşimin en sevdiği benim de en sevmediğim tatlılardandır kendisi. İnternette tarifi aradım, Devletşah'ın harika fotoğraf çekimiyle sitesine koyduğu tarifi denedim. (Tarif için Devletşah'a uğrayabilirsiniz, buraya tarif yazmayacağım.) Yalnız bana biraz fazla katı geldi, bir dahakine pirinç miktarını azaltacağım. Onun haricinde başarılı bir çalışma oldu kendisi. Eşim bayıla bayıla yedi, ben de tadına baktım hiç fena değildi ;)


Fırın sütlacı hale yola soktuktan sonra, benim başım kel mi diyerek işe giriştim. En sevdiğim, bol malzemeli keklerden birini yaptım. 



Daha doğrusu ben de çeşitli kek tarifleri yoktur. Ana maddeleri hep aynı, fındık fıstık gibi yan ürünleri değişebilen kek tarifim var. Bankodur her zaman, beni yarı yolda bıraktığını hiç görmedim bu vakte kadar. Tarifini isterseniz verebilirim, istemezseniz boşuna kafa ütülemeye gerek yok. 

Dün akşam kayınvalidemlere kandilleşmeye gidince bu kekten götürdüm, çayla beraber enfesti, maaile içine düştük :)) Elime sağlık :))

Ha bi de bu çiçekli tabaklar eltim Emine yengemin doğumgünü hediyesi. Çok incedir kendisi. 

23 Ağustos 2011 Salı

Geri Dönüşüm Diş fırçalık + Pamukluk

Bundan birkaç ay önce, banyo dolabının rafında duran objelerim ve parfüm-deodorant türevi şişelerim, bir tanesine elimin çarpması sonucu domino taşları gibi birbirlerinin üzerine devrilerek komple aşağı inmişlerdi. Bereket versin ki, içlerinden sadece diş fırçalığım kırılmıştı. Bir süre fırçalarımı koyacak bir şey bulamadım, yeni bir diş fırçalık da almak istemedim, zira takım halindeydiler ve sıvı - kuru sabunluğum hala sağlamdı. Ayrıca elimde banyo dolabı ve karosuna uyacak yapışkan folyom vardı. Bu yüzden evdeki malzemelerden bir şey uydurmak istedim. 


Diş fırçalık yapacağım kutunun ağzı geniş olmalıydı, çünkü diş fırçalarımız pilli olduğu için alt tarafları  geniş. Mutfakta arayışa çıkınca baktım ki tomurcuk çay kutusu bu iş için biçilmiş kaftandı. Kapağını çöpe atıp, kendisini yapışkan folyo ile kapladım. Pamuk kutusu da kardeşimden boncuk koymak için aldığım jöle kutusuydu.  Onu da folyo ile kaplayıp takım haline getirdim. 


Bir de bu aralar terasta fotoğraf çekimleri yapıyorum, fotoğraflar çok net oluyor. Ama eve girdiğimde gözlerim şeşi beş görüyor, o ayrı...

21 Ağustos 2011 Pazar

Ekmek Pizzası - Bayat Ekmek Değerlendirme Projesi

 Koca salatadan sonra bir yemek tarifiyle daha sizlerle birlikteyiz a dostlar :)) Korkmayın sakın, bloğumu yemek bloğuna çevirmedim henüz. Ama bloğum bir hayat ve sanat günlüğü olduğu için, yaşama dair ufak ayrıntılar da paylaşmak hoşuma gidiyor. Zira bu post bir yemek tarifinden çok, bir geri dönüşüm projesi :)) 

Projemizin adı; bayat ekmek değerlendirme projesi. 



Evlendiğimden beri en büyük sıkıntım, evde devamlı birikip çoğalan bayat ekmeklerdi. Eşim sabahtan akşama kalmış ekmeği bile yemekten hoşlanmaz, bir günlük ekmeği hayatta yemez, her gün çıtır çıtır taze ekmek alır, onunda yarısı ertesi güne bayatlamak üzere kalırdı. Eşime; israf haramdır diye nutuk çekerek, dünyadaki açlıktan bahsederek,  demegoji yaparak, eşimi bir günlük ekmeği ısıtıp yemeye ikna edebildim ama benim ekmek yığınlarıma bu bile çözüm olmadı. (Halbuki günde sadece bir ekmek alıyoruz.) 

Şimdiye kadar poşette kurumaya başlayan ekmekleri, tamamen açıkta bırakıp iyice kurumalarını sağlıyor, robotta çekip, köftede kullanılmak üzere buzluğa koyuyordum. Zaman içerisinde yer gök çekilmiş ekmekle dolmaya başlayınca başka arayışlar içine girdim. İlk rastladığım tarif adını hep duyduğum ama ne olduğunu bilmediğim "paparaydı" ve çok lezzetliydi. Paparayı yakın zamanda tekrar yapıp onun tarifini ve görselini de sizlerle paylaşacağım.  

Bugün ise sizlerle ekmek pizzasını paylaşmak istiyorum. Hamuru çabucak hazırlanan ve bayat ekmeklerin ortalıktan kalkmasını sağlayan çok pratik bir tarif. Bence denemelisiniz. 

Burada postun geyik kısmını bitiyor, tarif kısmına geçiyorum :)) sevgiler... 


Ekmek Pizzası
Malzemeler:

*Küçük küçük doğranmış 1 ekmek
*1 bardak süt
*1 yumurta
*1 domates rendesi ve yarım bardak suyla sulandırılmış salça +kekik
*pizzada ne olmasını istiyorsanız o malzemeler :))

Tarifi: 

Ekmek, süt ve yumurta derin bir kapta karıştırılır. Yağlanmış yuvarlak borcama yayılır. 15 dk. kadar pişirilir. Üzerine salçalı sos gezdirilip 5 dk. daha pişirilir. Üzerine kaşar peyniri rendesi yayılır. Ben pizzama o an evde olan malzemelerden toparladığım; halka soğan, sivri biber, zeytin, sucuk koydum. Üzerine tekrar kaşar peynir atıp biraz daha pişirdim. En son ki pişme süresi size kalmış. Kaşarın erimesi size kafi geliyorsa 5 dk. kadar, kaşar kızarsın istiyorsanız 10 dk. kadar pişirebilirsiniz. Sucuk, soğan, biber sıcak fırında çok çabuk pişiyorlar zaten, çiğ kalma ihtimalleri yok, müsterih olunuz.  Tarifimiz işte bu kadarcık.

Yemek siteleri gibi milimetrik ölçü veremediğim için kusura bakmayın. Ama biraz da özellikle bu şekilde tarif verdim. Neticede damak tadınızı en iyi siz bilirsiniz. Malzemeleri çeşitlendirebilir, istediğinizi çıkarabilirsiniz. Afiyet olsun efenim. 


Sizler de kendi bayat ekmek değerlendirme projelerinizi paylaşırsanız sevinirim.