Sihirli dokunuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sihirli dokunuşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2011 Salı


Yeni bir aya başladık. Ve ben yeni kararlar ve yeni çalışmalarla karşınızdayım. 

Eltim (adını açıklıyorum: Sema -ki bundan sonra kendisini adıyla zikredeceğimdir-) ile birlikte beyin fırtınası yaptığımızda bu anahtarlık ortaya çıktı. Ben çok beğendim. Ama oldukça uğraştırıcı bir çalışma oldu. 

Bundan sonra bazı çalışmalarımızı burada satışa sunacağım. Bu çalışma da onlardan biri. 

Fiyatı 8 TL. İstenilen renkte de çalışmamız mümkün.

Satılmazsa eşten dosttan adı a harfi ile başlayan birine hediye ederiz dedik. Artık kısmet...

31 Ocak 2011 Pazartesi

Harfli Keçe Anahtarlık



Geçen hafta abim bizi kahvaltıya çağırmıştı. Yengemin doğumgünü yaklaştığı için elim boş gitmek istemedim. Hoş bir şalın yanına bu el emeği göz nuru çalışmamı da ekledim. 

Bir yanında abimin bir yanında yengemin isimlerinin baş harfi var. Tamamıyla elde çalışıldı. Çok beğenildi. Ben de çok mutlu oldum tabi.

Bu aralar eltimle birlikte buna benzer keçe çalışmaları yapıyoruz. El nakışı ve boncukla kombinleyip hoş çalışmalar ortaya çıkardık, satış yapmayı düşünüyoruz ama şimdilik pek ışık yok :)) Allah'tan hayırlısı :) Belki bir yerden kapı açılır. Yargıcı sesimi duyar belki, kim bilir :))

31 Aralık 2010 Cuma

Kurdele Nakışı Lavanta Kesesi ve Yeni Yıl


Günlerdir çeşitli koşuşturmacanın içinde, bloğa ha yazdım ha yazacağım derken, yılın son günü bir post hazırlayabilmek nasip oldu bana.

Tarihe not düşebilmek babından, yaşadıklarımı küçük bir özet geçiyorum. Bir gece kayınpederim rahatsızlandı. Sonrasında acil, göğüs hastalıkları, kardiyoloji, göğüs filmi, kan tahlili, endeskopi, anjio çokgenlerinin içinde 15 gün süreyle dolandık durduk Tüm bu sürecin akabinde kayınpederimin nurtopu gibi bir stendi daha oldu. Şimdi ise maaşallah turp gibi. Yolda benden hızlı yürüyor :)

Çok şükür bu sıkıtılı süreç bitti. Ben de hobilere tekrar dönüş yaptım. Takriben bir aydır blog ana sayfasını işgal etmiş olan Ebru çalışmalarıma da tabiki. Ebruda hatibe geçtik. Çok güzel ve çok dikkat isteyen bir teknik. Artık gözle görünür, insanların da baktıklarında anlayabilecekleri çalışmalar yapıyoruz. Zira son çalışmamda kalpler vardı :)) Onu da birkaç güne kadar paylaşacağım inşaallah.


 Siz şimdilik kurdele nakışı ile hazırladığım, bu amaçsız keselerle idare edin :))

Hiç çizim yapmadan spontane bir şekilde çalıştım. Zaten kurdeleler de evdeki artık kurdelelerdi. Bu yüzden pek simetrik bir çalışma olmadı. Daha güzel çalışmalarda buluşabilmek ümidiyle esen kalın efenim :))

Bir de yeni yıl mesajı veriyoruz :

İnsan denen varlık, herşeyin en güzeline layık.
imza : fuska :))

tarihe geçecek bir laf ettim. hahayt. sanma şöyle böyle bir söz. kolaysa sen de söyle böyle bir söz :))


30 Ekim 2010 Cumartesi

Keçe Çiçeklerle Çanta Süslemece :))

Bu aralar fena halde maymun iştahlılık krizim tutmuş durumda. Keçelerimin renk renk olması beni benden aldı  zaar :)) Keçeden bir sürü çiçekler kesip hazırladım ama daha nerede kullanılacakları belli değil. Mantarlarım daha son rutüşları için bekliyorlar. Bir yandan da kış geldi, örgü örmeyi canım çekiyor :))  Hatta başladım bile o da yarım beni bekliyor :)) 
Karmaşık duygular içindeyim elişlerime karşı. Bunların dışında veremli gibi ciğerlerime yapışmış kalmış öksürükle cebelleşiyorum ki, onu hiç sormayın :((

Bütün bu hengamenin içinden sıyrılıp, bitişe ulaşmış bir çalışmamı sizlere sunuyorum. Kendi çapında bir geri dönüşüm hikayesi :)) Böyle bir çantaydı ve kullanırken o yazıya gıcık oluyordum.




Şimdi böyle bir çanta...

Bir turkuaz sever olarak sonuçtan çok memnun kaldım. Artık gönül rahatlığıyla laptopumun çantası olarak kullanacağım bunu. 
(Farkındayım fotoğraf berbat görünüyor. Ama muşamba türü bir çanta olduğu için parladı. Profesyonel bir fotoğrafçı olmadığım için, benim nezdimde bunun çözümü yok. Adım  Hıdır, elimden gelen budur :)))

16 Ekim 2010 Cumartesi

Metalik Taşlar ve Evcil Örümcek :))


 Burda örümceğin yapılışını, burda da taşların yapılışını anlatmıştım. Onları bir sepette bir araya getirdim. Böylelikle örümcek de doğal (!) yaşamına kavuşmuş oldu :))

23 Eylül 2010 Perşembe

ABC Balıkları


Arkadaşlarımın çocuklarına hediye etmek için tasarladığım balıklarla tanıştırayım sizi. Zira balıkların herbiri bir şahsiyet, herbiri ayrı bir isim sahibi... Ayhan Beyhan Ceyhan... Ama kısa olsun diye ben onlara ABC balıkları diyorum :))
Gelelim bu şirinelerin doğuş öykülerine. Kafayı oyuncak yapımına taktığım sıralardı. Kolay olabileceği düşüncesiyle balık yapmaya karar vermiştim. Ama bir türlü kolay bir kalıp bulamıyordum.
Kolay bir balık kalıbı bulamadığım için, balık anatomisine uygun olarak gazete kağıdına ezbere bir çizim yaptım. Ardından bu kalıbı kumaşa yerleştirip kestim, 1 cm pay bırakarak diktim. Ters çevirip, içine evde olan süngerlerden kırparak doldurdum. ( Elyaf doldurulsa daha muntazam bir duruşu olabilirdi, ama evde elyaf yoktu.)
Başlarındaki çiçekleri, balıklardan birinde dikişleri kapatacak şekilde, diğerlerinde taç gibi duracak şekilde, sıcak silikonla yapıştırdım.

Gözleri için; evde olan büyük düz beyaz düğmeleri kullandım. Düğmenin üzerine cd kalemiyle göz bebeği  çizerek yapıştırdım.

Kuyruk kısmına yine evdeki artık kurdelelerden fiyonk yaptım.

Geldik beni en çok uğraştıran en zor kısma; kırmızı dolgun dudaklara:) Dudakları hazırlayabilmek için, kırmızı satene 2 tane yuvarlak çizip, kestim. (Çay fincanı tabağı kadar) 1 cm pay vererek diktim, ters çevirip içini az bir miktar süngerle doldurdum. Elde ettiğim içi dolu yuvarlağın tam ortasından, yuvarlağı ikiye bölecek şekilde dikiş attım. Dikişin olduğu yerden yuvarlağı 2 ye katladığımızda dudak formu ortaya çıkmış oldu. Dudağı balığa gizli dikişle tuturdum. Balıkların yastık olarak da kullanılmasını istediğim için, yüzgeç yapmadım. (Bu da unutulan yüzgeçlerin kılıfı...) Ve işte balıklar huzurlarınızda...
Resimler biraz karanlık çıkmış ama resimleri tekrar çekmek gibi bir lüksüm yok. Balıklar çoktaan eskimiştir bile. İşte karşınızda ABC balıklarının toplu pozu...

19 Haziran 2010 Cumartesi

Örgü Çiçeklerden Havlu


Havlulara iki tane uyduruktan motif dikiyorlar, onu da normal havlu fiyatının 5-6 katı fiyatına satıyorlar. Ben de buna kanacak göz var mı? Yok :))

Evde havlu var, ip var, tığ var. Eee ne yapsaydım :)) Bunu yaptım işte. Fena mı oldu :))

Hazır satılanlardan daha ağır, daha gösterişli, tam bana göre :)) Bu havluyu böyle yaptım ki namım yürüsün :))
Posted by Picasa

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Taşlanmış Havlular


Ben ezelinden beri ışıldayan şeffaf taşlara bayılırım. Çok şükür bu sene de pırıltı modası var, özellikle swarovski taşlar herşeyde kullanılıyor. Mobilyalar da bile... Mobilyada taş kullanımının çok abartılı olduğunu söyleyen ben, mobilyalarımı taşlı aldım. Evlilik - ev dizme ile ilgili herhangi bir konuda "bence o hoş değil, bence gereksiz, bence abartılı" dediysem, dediğimin tam tersini yapmayı başardım. Nasıl olduğu konusunda en ufak bir fikrim yok. Ama büyüklerimiz boşuna "büyük lokma ye, büyük söz söyleme" dememişler...